26 Nisan 2010 Pazartesi

FDT ile BERGAMA FOTOĞRAF GÜNLERİ (2010)

FDT ile BERGAMA FOTOĞRAF GÜNLERİ (2010)

Kuruluşumuzun ilk yılı idi geçen sene.Bergama Fotoğraf Günleri’nin ilkini gerçekleştirmiştik.Üzerinden bir sene geçti ve ikicisini gerçekleştirmekle bunun bir tesadüf olmadığını ciddi bir özveri ve destekle olduğunu göstermiş olduk.Çünkü bu sefer daha kapsamlı, fotoğraf dostlarımızı fotoğraf adına doyurucu bir etkinliğe imza atmış olduk.Mutluyuz.

Etkinliğimizin gerçekleştiği güne kadar elbette en önemli kısımlar hazırlık aşamalarıydı.Birçok dostumuz elbette sadece o günü yaşadılar.Ama öncesinde olanlardan kısaca bahsetmek isterim.

Öncelikle gecen seneki organizasyonu gölgede bırakmalıydı.Hedefimiz buydu.Bunun için öncelikle ‘’Fotoğraf Günleri’’ teriminin hakkını vermemiz gerekiyordu.Gezinin dışında fotoğraf adına fikir, bilgi,tecrübe alışverişini öncelik olarak belirledik. Bunun için yolun başında olan bizler için en iyisinin fotoğrafın ustalarını dinleyebilmekti.Birazdan bahsedeceğim bu değerli ustalarımız ricamızı kırmadılar bizlerle birlikte oldular.

Sonrasında etkinliğimizin duyuruları ,katılım gösterecek kişi listelerin oluşturulması gibi uzun süren bir zaman dilimi vardı.İlk iş olarak afiş çalışmalarına başladık .Biten afişler İstanbul, Ankara, Kütahya, Eskişehir, İzmir, Bursa gibi birçok ilde değişik mekanlara asıldılar.Bunların içinde üniversitelerimizde vardı.Diğer duyuru yöntemimiz elbette yine FDT gruplarından toplu mesaj yöntemiydi.Tüm bu kısaca geçtiğim çalışmaların sonunda etkinlik günü az önce saydığım illerden otobüsle toplu olarak ya da kişisel imkanlarıyla gelen dostlarımızla ilk gün Bergama’da buluşup başlangıcı yapmış olduk.

İlk gelen Kütahya-Eskişehir otobüsü olarak bizlerdik.Daha kahvaltıya başlamak üzereyken İstanbul otobüsü kapıda belirdi.Daha otobüs durmadan camdan el sallayan dostlarımızı görünce gecenin ve yolculuğun yorgunluğunu bir an için unuttuğumu ben biliyorum.Biraz zaman geçince de İzmir grubu geldi.Söyleşi öncesi yapılan kahvaltıda, daha önceden net ortamından bildiğimiz ve o an yüz yüze tanışma şansı bulduğumuz arkadaşlarla ve elbette her gezide hasretle beklediğimiz gönül dostlarımızla sohbet edebildik.Keyifli dakikalardı.Yolculuğun vermiş olduğu bitkin bakışlar yerini gülümseyen yüzlere bırakmıştı.

Öğlene doğru söyleşilere geçilmişti.Sırasıyla Konuk Dernek İFOD,Tayfun Kocaman ve Zafer Gazi Tunalı (Topluluk ve Derneklerde Proje Çekimleri, Proje Üzerine Fotoğraf, Geleneksel Sergiler) , Ömer Lütfü Bakan (Stüdyo Fotoğrafçılığı ve Işık Kullanımı), Niko Guido (Haiti’de Çektiği Fotoğraflar ve İzlenimleri) , Ufuk Kıray ( Eleştirel Fotoğraf) , Esra Pozan ( Düğün ve Doğum Fotoğrafçılığı), Fırat Yurdakul ( Anadolu Ajansı / Haber Fotoğrafçılığı) , Fahrettin Şankaynağı (İnsana Dair), Erdal Kınacı (Fotoğrafta Yaratıcılık) konu başlıkları çerçevesinde bizlerle deneyimlerini ve çalışmalarını paylaştılar.

Sadece sunum olarak kalmayan bu dakikalarda, soru cevap şeklinde ve hatta ciddi tartışmalarında olduğu anlara hepimiz şahit olduk.Fotoğraf Sanatının sorunları, telif hakkı, dernekleşme, fotoğrafların izinsiz kullanımı, fotoğraf çekimindeki etik kurallar, federasyonun bazı projeleri,fotoğrafçının kanuni sorumlulukları aklıma gelen üzerinde durulan konu başlıklarından bazılarıydı. Hepsi önem arz eden konulardı. Fakat en hararetli dakikalar herkesinde hem fikir olacağı ‘’Sana ne ? Bana ne? ‘’ tartışmasıydı. Bilgi aktarımı bağlamında başlayan bu tartışma için sanırım yoruma gerek yok.Herkes kendince bir fikir sahibi oldu.Doğru ve yanlış bunun üzerinde durmayacağım.Sadece kişilere saygı çerçevesinin önemini vurgulamak isterim.

Tüm dostlarımızın, yorgunluklarına rağmen gün içindeki bu söyleşileri pür dikkat dinlemeleri, sorularıyla alkışlarıyla eşlik etmeleri bizleri memnun etti.

Gece gala yemeği eğlencenin, coşkunun tavan yaptığı anlardı.Otelin dans pisti canlı müzik eşliğinde bizlere kalmıştı.Dans,halay der iken otelden ayrılma uyku zamanı gelmişti.Ya da ben öyle sanıyormuşum.Otele gitmek için bir tane yandaş bulamadım, herkesin tek derdi vardı eğlenmeye devam etmekti.Bu duruma yüzümde tebessümle şaştım kaldım.Bana topluluğa uymak kalmıştı .Otelin yanında bulunan diskoya gidip gecenin geç vakitlerine kadar eğlence sarhoşluğu içinde akıllarda kalacak saatleri yaşamış olduk.Güzeldi.

İkinci gün ise Bergama’nın tarihi yerlerini ve roman mahallesini gezme şansı bulduk.Gece yetmemiş olacak ki nasıl bir enerjiyse artık ,üstüne birde roman mahallesinde tuttuğumuz davul zurna eşliğinde dans ve halaya devam ettik.Bu dakikalarda mahalle sakinleri de eşlik ettiler bizlere.Görülesi ,yaşanılası güzel anlardı.

Antik Akropol,Bergama içindeki Arasta Pazar, Tarihi Hamam, Çınar Altı, Roman Mahallesi ve Ara sokaklarda fotoğraf çekimleri için serbest zaman tanıdık dostlarımıza.Bu mekanlar özellikle Akropol fotoğraf adına bizlere birçok olanak verdi.Tüm arkadaşlarımızın bu çekimleri net ortamında paylaşılmakta.Her birimizin farklı görüş açılarını izlemek keyif verici.

Bu keyif dolu iki günün artık sonuna gelmiştik. Veda anlarında ve gün içinde katılan tüm dostlarımızdan memnuniyetlerini dinlemenin huzuru içinde, içten söylenen veda cümlelerini duyarak , söyleyerek dostlarımızdan ayrıldık.Memleketlerimize yol aldık.

Son sözlerim olarak,

FDT olarak yaşadığımız bu şahane iki gün için ; ''Desteklerini esirgemeyen Bergama Tic. San. Odası ve yöneticilerine, .Söyleşileri ile bizlere fotoğrafın büyüsünü hissettiren fikirleriyle tecrübeleriyle bizlere yön veren fotoğrafın ustalarına , bu güzellikte heyecanımıza neşemize ortak olan tüm dostlarımıza ve emeği geçen basta Umut Abi (ESKİ) ve tüm yönetici ,il temsilcisi arkadaşlarıma gönülden teşekkür ederim.

Nicelerinde buluşup, daha birçok güzelliği paylaşabilmek ümidiyle.....



FDT

Kurucu-Bşk. Yrd. - Organizasyon

Emre Öncü

fdt@hotmail.com.tr

26 Aralık 2009 Cumartesi

TİRİLYE' DE BÜYÜK BULUŞMA

19 Aralık 2009 / Cumartesi gecesi…

Haberlerde hava durumu ve bizler (FDT –PHOTOWORLD-FOTOGEZİLERİ) aynı noktayı işaret ediyorduk. Haberler pazar günü Kuzey Ege ve Marmara’da şiddetli lodos ve yağış uyarısı verirken bizler ise pazar Tirilye ’ de yine dostlarla birlikte bir güzelliğe imza atacağımızı dile getiriyorduk.

20 Aralık 2009 / Pazar …
İşte böylesi ciddi denilebilecek olası hava muhalefetine rağmen, birçok fotoğraf dostumuz bu olumsuzluğu görmezden geldiler. Ve Tirilye’ de karşılaşacaklarına inandıkları samimiyeti , dostluğu, coşkuyu ve bu gerçekleşecek olan fotoğraf şölenini kaçırmamak adına yola çıktılar. Ve bizlerin şansına hava o gün bize gülen yüzünü gösterdi.

İlk kafile olarak bizler Kütahya – Eskişehir otobüsü sabah ilk ulaşanlardık. Sabah Tirilye’ yi tepeden seyir keyfi sunan Çamlı Kahve denen mekanda kahvaltımızı yaptık. Yol yorgunluğumuzu atar atmaz, diğer illerden gelecek dostlarımızla buluşacağımız meydana doğru yol aldık. Önceden gelmenin en mutlu yanı sanırım İstanbul’dan gelen sekiz otobüsü konvoy halinde görmekti. O heyecanı yasamak, otobüsten inen onlarca dostu karşılamak, kucaklaşmak büyük keyifti. Dile kolay 350 kadar fotoğrafa gönül vermiş güzel insan hepsi bir arada idi. O gün herkesin dile getirdiği gibi bu bir rekordu. Bizlerin bildiği kadarıyla fotoğraf adına daha büyük bir buluşma sanırım yoktu.

İlk iş olarak hepimizi saran bu heyecanla toplu fotoğraf çekinmek istedik. Onca insanı bir araya toplamak kadraja alabilmek için harcanan çaba görülmeye değerdi doğrusu. Böylesi bir karede yer almak birçok fotoğrafçı için elbette önemli olduğuna inanıyorum. Ne mutlu orada o an olanlara.

Bu selamlaşma hasret gidermenin ardından, artık guruplar halinde Tirilye’ nin (Zeytinbağı) yani o minik, kendi halinde kasabanın sokaklarına dağıldık. Akşam ayrılış vaktine kadar fotoğraf çekmenin dışında ,anılarda yer alacak hoş sohbetler, yeni dostluklar edinildi.

İşte böylesi detaylarına giremediğim güzel bir gündü.

Son olarak bu güzellikte imzası olan tüm emeği geçenlerin çabası göz ardı edilemeyecek kadar kayda değerdi..Umut Eski ,Uğur Hepdarcan,Başak Ağdaş ve Sevil Akışık basta olmak üzere bu yükü bizlerle paylaşan tüm arkadaşlarımıza teşekkür ve sevgilerimi iletiyorum. Hiç şüphem yoktu gezi öncesi dostlarımızın kar fırtına dinlemeden geleceklerinden. İmkan bulamayan daha birçok arkadaşımı gözlerim aradı o kalabalıkta. Eminim ki onlarda bizlerle olmayı gönülden istiyorlardı. Bu bağlamda hem fiziksel olarak hem de kalben bizlerle bu güzelliği paylaşan tüm arkadaşlarımıza ne kadar teşekkür etsek az kalır. Gönül isterdi ki bolca vakit olsun doyasıya sohbet etseydik. Ama ne mutlu ki böylesi tabloları birlikte daha çok göreceğiz. İyi ki varsınız. Her zaman dile getirdiğim gibi ''Nice güzellikleri paylaşabilmek ümidiyle'' sevgi ve selamlarımla ..........

FDT
Emre Öncü
Kurucu-Bşk. Yrd. - Oraganizasyon



FDT - Fotoğraf Dostları Topluluğu;
http://www.facebook.com/group.php?gid=30256199108

FotoGezileri:
http://www.facebook.com/group.php?gid=136591130149

PhotoWorld;
http://www.facebook.com/group.php?gid=5342964101

11 Kasım 2009 Çarşamba

FDT İstanbul Gezisi - 08 Kasım 2009 Pazar

Selamlar,
21 Ekim 2009 da gerçekleştirdiğimiz 1. Yıldönümüne yakışır Ankara buluşmamızın üzerinden bir ay bile geçmeden İstanbulda tekrardan buluştuk...Aradaki kısa süreye inat yine eğlenceli ve katılımı yüksek bir etkinliğe imza attık.İşte bu güzel güne ait yazacaklarım.
Şansımızın yanımızda olmasının ispatı, İstanbul' da yazdan kalma bir sabahın karsılaması ve tüm gün sürmesiydi.İşte bölylesi bir günün ilk saatlerinde Kütahya, Eskişehir, Çorum, Afyon, Ankara, İstanbul gibi illerden kişisel imkan ve birlik olarak gelen dostlarımızla Sarıyer Bahçeköy deki Bahar Country de ( http://www.baharcountry.com ) buluşmamızı gerçekleştirdik.
Burada son derece leziz, açık büfe imkanı sunulan kahvaltımızı yaptık.Ve ardından öğlen vaktine kadar yeni gelen arkadaslarla tanışmak ve fotoğraf çekimi için serbest zaman bıraktık.Doğanın içindeki bu mekanda, sonbaharında etkisiyle meydana gelen sıcak tonların hakim olduğu ağaçlar ve dökülen yapraklardan oluşan alan bizlere fotoğraf adına imkanlar sağladı..Elbette modellik konusunda yardımcı olan arkadaslarımızıda unutmamak lazım..
İkinci durağımız ise, İstanbul'un değerlerinden birisi olan Galata Kulesi ve etrafındaki sokakları idi.Kimi arkadasımız kuleden İstanbul'u karelerine hapsetmeyi tercih ederken kimi arkadaslarımız civardaki kafelerde toplu oturup sohbet etmeyi tercih ettiler.Gezimizin bu ikinci ayağında da bizlere katılan yeni arkadaşlarımızda oldu..
Ve Galata Kulesi'nin ardından otobüslerimize atlayıp son durağımız olan Salacak'a yol aldık.Akşam güneşinin veda edeceği sıralar oraya vardık.Saray Burnu'ndan batmakta olan kızıla boyalı gökyüzü , Kız Kulesi'nin o akıllarda kalan güzelliği elbette tüm arkadaşlarımızın fotoğraf makinalarının hedefindeydi.Aynı zamanda nefis ters ışık çalışmalarıda olmazsa olmazlardandı.O heyecandan olsa gerek bir ara herkes öyle bir dağıldı ki epey bir sonra toparlanabildik.Sanırım ben dahil tüm arkadaşlarımız için günün en güzel kazanımı dostlukların pekişmesi haricinde işte bu güzellikleri görüntülemek olmuştur.
Her güzelliğin bir sonu olduğu gibi bu gezimizinde sonu malesef çabuk gelmişti..Yarının işbaşı günü olması nedeniyle bizler İstanbul dışından gelenlerin bir an önce çıkması gerekmekteydi.Akşam yemeğine oradaki dostlarımızla kalamadığımız için üzülerek ama akıllarda yine güzel anılarla yola koyulduk.İşte böylesi dostlarla geçirdiğimiz bir günü noktaladık.
Şimdilerde ise bir sonraki Bursa/İznik gezimizin heyecanı ve hazırlığı içindeyiz.İnanıyoruz ki bu sefer daha fazla bir katılımın olacağı.Çünkü bu sefer FDT olarak bir çok fotoğraf topluluğu ile birlik olmayı düşünüyoruz.Çalışmalarımız bu yönde.Bu vesileyle fotoğrafa gönül vermiş tüm arkadaslarımızı ve fotoğraf topluluk ve derneklerini aramızda görmekten mutluluk duyacağımızı dile getirmek isterim.
Dernek demişken;
Daha iyi organizasyonu sağlamak, ülkemizin çoğu yerlerinde de FDT adı altında etkinlikler yapıp siz fotoğraf ve gezi severleri buluşturmak adına oluşturduğumuz - FDT İL - gruplarına sizlerden gelen ilgi bizleri yeterince memnun etmiştir....Kaldı ki bu memnuniyetin de ötesinde bizlere dernekleşme yolunda ilerlemeye cesaret vermiştir...İşte bu cesaretle sizleri arkamızda hissederek dernek çalışmalarımıza devam etmekteyiz.Yakın tarihte sizlere iyi haberler ulaştıracağımıza inanıyorum.Sizlerle daha iyi gelişmelere imza atacağızdır.
Hermaman ki son sözlerimi söylemeden önce , ilgisini eksik etmeyen tüm dostlarımıza teşekkürlerimi iletmek isterim.İyi ki varsınız.
NİCE GÜZELLİKLERİ PAYLAŞABİLMEK ÜMİDİYLE...
Kurucu – Bşk. Yrd. – Organizasyon
Emre Öncü

21 Ekim 2009 Çarşamba

FDT 1.YILDÖNÜMÜ


FDT (Fotoğraf Dostları Topluluğu), 1 yıl önce fotoğrafa gönül vermiş arkadaşlarla kurduğumuz gerçekte başlayıp sanal ortamda hızla büyüyen bir oluşumdur…
FDT , fotoğraf - gezi sevdalılarının, arkadaşlıkların , dostlukların,nice paylaşımların, gülümseten anıların genel adıdır...Bu sıfatları hakkettiğinin ispatı, bu bir yıl içinde saklıdır.Gezilerimizde bizlerle birlikte olan ve gelemeseler de dışarıdan takip edenler bu söylediklerime yakından şahit oldular.
Bu bir yıl içinde geniş katılımlı birçok gezimiz oldu. İstanbul, Amasra-Safranbolu, Antalya- Olympos, Kütahya, Eskişehir, İzmir-Bergama, Ayvalık-Cunda, Kocaeli- Kartepe ve niceleri. Sonuncusunu ise 1.Yıldönümümüze yakışacak şekilde anlamlı Ankara buluşmamızdı.
Ankara etkinliğimizin üç bölümü vardı. Mogan Gölü, Anıtkabir ve Beypazarı.
İlk olarak sabah buluşma ve kahvaltı yerimiz olan Mogan Gölünde Kütahya, Eskişehir, İstanbul ve Ankara’dan gelen dört otobüs dolusu ve kişisel imkanlarıyla gelen dostlarımızla buluştuk. Göl üzerine yerleştirilmiş olan mekanda sabahın ilk ışıklarında hoş sohbetler eşliğinde,hasretleri gidererek kahvaltımızı yaptık.Ama öncesinde Kütahya ve Eskişehir’ den gelen bizler gündoğumunu yakalama sansını bulduk..Nefis gündoğumu eşliğinde Mogan Gölü manzarasını ve ter ışıkta birbirinden eğlenceli bizlerinde içinde bulunduğu kareler yakaladık.
İkinci durağımız elbette en önemlisi Anıtkabir’di. Dört grup şeklinde ziyaret edildi. Ellerimizde karanfiller Ata ‘mızın huzurunda saygımızı ve dualarımızı sunduk. Anıtkabir’in her köşesini Anıtkabir Komutanlığı’nın her grubumuz için görevlendirdiği mihmandarlar eşliğinde ayrıntılı bilgiler verilerek gezildi. Beklide birçoğumuzun duygulandığı, Kurtuluş yıllarını hissettiği, Kurtuluşun ve Cumhuriyetimizin mimarları olan başta Mustafa Kemal ATATÜRK olmak üzere tüm silah arkadaşlarına ne kadar çok minnet duysak az kalacağını yeniden hatırladığımız anlar olarak hafızalarımızda yer etti...
Ve son durağımız Beypazarı.Tarihi mimarisinin dışında,özellikle sokak dokularının mediniyete çok az teslim olmuş görüntüsü hoşuma gitti.Dar sokaklar içerisinde esnafı, kapı önünde üreten çalışan halkı,oynayan yaralı yüzlü çocukları, gölgede sohbet eden yaslı insanlarıyla fotoğraf adına bizlere çok fırsatlar sundu Beypazarı. Umduğumdan daha çok hoşuma gitti. Portre sevenlerin mutlaka görmeleri gereken bir yer. Özellikle halkının güler yüzü çekim esnasında naza çekmemeleri bir fotoğrafçı için sanırım en önemli unsurdu.Büyük keyifti.
Artık günün sonunda akşam yemeği eşliğinde kalan zamanda 1. Yıldönümümüzü az da olsa kutlama kalmıştı.Bunun için İnözü Vadisi’nde bir mekana gittik. Yemek öncesi topluluğumuzun kurucu üyeleri, yöneticileri, il ve üniversite temsilcileri, ve fikirlerini her zaman önemsediğimiz büyüklerimizle sahnedeydik. Bizler bu bir yıl içinde bizleri yalnız bırakmayan gönülleri bizimle birlikte olan tüm dostlarımıza teşekkürlerimizi,sevgilerimizi sunduk.Hep birlikte FDT’ yi alkışladık.
Eğlenmeden olmazdı elbette. Kısıtlı olan zamanımızda yemek faslının bitmesini beklemeden dans, müzik, halay, eğlenceye başladık. İlk katılan arkadaşlarımızın dahi bizlerle aynı coşkuyla eşlik etmeleri ne kadar doğru bir olaya imza attığımızın göstergesiydi.İşte böylesi güzel bir günü ve hatta bir yılı geride bıraktık.
Tüm dostlarımıza bu birlikteliğimizde bizlerle oldukları için teşekkürler. Her biriniz bizler için ayrı değersiniz…Sevgiyle kalınız…
Son sözlerimi her zaman dile getirdiğim temennimle noktalamak isterim.

NİCE GÜZELLİKLERİ PAYLAŞABİLMEK ÜMİDİYLE...

Kurucu – Bşk. Yrd. – Organizasyon

Emre Öncü