FDT ile BERGAMA FOTOĞRAF GÜNLERİ (2010)
Kuruluşumuzun ilk yılı idi geçen sene.Bergama Fotoğraf Günleri’nin ilkini gerçekleştirmiştik.Üzerinden bir sene geçti ve ikicisini gerçekleştirmekle bunun bir tesadüf olmadığını ciddi bir özveri ve destekle olduğunu göstermiş olduk.Çünkü bu sefer daha kapsamlı, fotoğraf dostlarımızı fotoğraf adına doyurucu bir etkinliğe imza atmış olduk.Mutluyuz.
Etkinliğimizin gerçekleştiği güne kadar elbette en önemli kısımlar hazırlık aşamalarıydı.Birçok dostumuz elbette sadece o günü yaşadılar.Ama öncesinde olanlardan kısaca bahsetmek isterim.
Öncelikle gecen seneki organizasyonu gölgede bırakmalıydı.Hedefimiz buydu.Bunun için öncelikle ‘’Fotoğraf Günleri’’ teriminin hakkını vermemiz gerekiyordu.Gezinin dışında fotoğraf adına fikir, bilgi,tecrübe alışverişini öncelik olarak belirledik. Bunun için yolun başında olan bizler için en iyisinin fotoğrafın ustalarını dinleyebilmekti.Birazdan bahsedeceğim bu değerli ustalarımız ricamızı kırmadılar bizlerle birlikte oldular.
Sonrasında etkinliğimizin duyuruları ,katılım gösterecek kişi listelerin oluşturulması gibi uzun süren bir zaman dilimi vardı.İlk iş olarak afiş çalışmalarına başladık .Biten afişler İstanbul, Ankara, Kütahya, Eskişehir, İzmir, Bursa gibi birçok ilde değişik mekanlara asıldılar.Bunların içinde üniversitelerimizde vardı.Diğer duyuru yöntemimiz elbette yine FDT gruplarından toplu mesaj yöntemiydi.Tüm bu kısaca geçtiğim çalışmaların sonunda etkinlik günü az önce saydığım illerden otobüsle toplu olarak ya da kişisel imkanlarıyla gelen dostlarımızla ilk gün Bergama’da buluşup başlangıcı yapmış olduk.
İlk gelen Kütahya-Eskişehir otobüsü olarak bizlerdik.Daha kahvaltıya başlamak üzereyken İstanbul otobüsü kapıda belirdi.Daha otobüs durmadan camdan el sallayan dostlarımızı görünce gecenin ve yolculuğun yorgunluğunu bir an için unuttuğumu ben biliyorum.Biraz zaman geçince de İzmir grubu geldi.Söyleşi öncesi yapılan kahvaltıda, daha önceden net ortamından bildiğimiz ve o an yüz yüze tanışma şansı bulduğumuz arkadaşlarla ve elbette her gezide hasretle beklediğimiz gönül dostlarımızla sohbet edebildik.Keyifli dakikalardı.Yolculuğun vermiş olduğu bitkin bakışlar yerini gülümseyen yüzlere bırakmıştı.
Öğlene doğru söyleşilere geçilmişti.Sırasıyla Konuk Dernek İFOD,Tayfun Kocaman ve Zafer Gazi Tunalı (Topluluk ve Derneklerde Proje Çekimleri, Proje Üzerine Fotoğraf, Geleneksel Sergiler) , Ömer Lütfü Bakan (Stüdyo Fotoğrafçılığı ve Işık Kullanımı), Niko Guido (Haiti’de Çektiği Fotoğraflar ve İzlenimleri) , Ufuk Kıray ( Eleştirel Fotoğraf) , Esra Pozan ( Düğün ve Doğum Fotoğrafçılığı), Fırat Yurdakul ( Anadolu Ajansı / Haber Fotoğrafçılığı) , Fahrettin Şankaynağı (İnsana Dair), Erdal Kınacı (Fotoğrafta Yaratıcılık) konu başlıkları çerçevesinde bizlerle deneyimlerini ve çalışmalarını paylaştılar.
Sadece sunum olarak kalmayan bu dakikalarda, soru cevap şeklinde ve hatta ciddi tartışmalarında olduğu anlara hepimiz şahit olduk.Fotoğraf Sanatının sorunları, telif hakkı, dernekleşme, fotoğrafların izinsiz kullanımı, fotoğraf çekimindeki etik kurallar, federasyonun bazı projeleri,fotoğrafçının kanuni sorumlulukları aklıma gelen üzerinde durulan konu başlıklarından bazılarıydı. Hepsi önem arz eden konulardı. Fakat en hararetli dakikalar herkesinde hem fikir olacağı ‘’Sana ne ? Bana ne? ‘’ tartışmasıydı. Bilgi aktarımı bağlamında başlayan bu tartışma için sanırım yoruma gerek yok.Herkes kendince bir fikir sahibi oldu.Doğru ve yanlış bunun üzerinde durmayacağım.Sadece kişilere saygı çerçevesinin önemini vurgulamak isterim.
Tüm dostlarımızın, yorgunluklarına rağmen gün içindeki bu söyleşileri pür dikkat dinlemeleri, sorularıyla alkışlarıyla eşlik etmeleri bizleri memnun etti.
Gece gala yemeği eğlencenin, coşkunun tavan yaptığı anlardı.Otelin dans pisti canlı müzik eşliğinde bizlere kalmıştı.Dans,halay der iken otelden ayrılma uyku zamanı gelmişti.Ya da ben öyle sanıyormuşum.Otele gitmek için bir tane yandaş bulamadım, herkesin tek derdi vardı eğlenmeye devam etmekti.Bu duruma yüzümde tebessümle şaştım kaldım.Bana topluluğa uymak kalmıştı .Otelin yanında bulunan diskoya gidip gecenin geç vakitlerine kadar eğlence sarhoşluğu içinde akıllarda kalacak saatleri yaşamış olduk.Güzeldi.
İkinci gün ise Bergama’nın tarihi yerlerini ve roman mahallesini gezme şansı bulduk.Gece yetmemiş olacak ki nasıl bir enerjiyse artık ,üstüne birde roman mahallesinde tuttuğumuz davul zurna eşliğinde dans ve halaya devam ettik.Bu dakikalarda mahalle sakinleri de eşlik ettiler bizlere.Görülesi ,yaşanılası güzel anlardı.
Antik Akropol,Bergama içindeki Arasta Pazar, Tarihi Hamam, Çınar Altı, Roman Mahallesi ve Ara sokaklarda fotoğraf çekimleri için serbest zaman tanıdık dostlarımıza.Bu mekanlar özellikle Akropol fotoğraf adına bizlere birçok olanak verdi.Tüm arkadaşlarımızın bu çekimleri net ortamında paylaşılmakta.Her birimizin farklı görüş açılarını izlemek keyif verici.
Bu keyif dolu iki günün artık sonuna gelmiştik. Veda anlarında ve gün içinde katılan tüm dostlarımızdan memnuniyetlerini dinlemenin huzuru içinde, içten söylenen veda cümlelerini duyarak , söyleyerek dostlarımızdan ayrıldık.Memleketlerimize yol aldık.
Son sözlerim olarak,
FDT olarak yaşadığımız bu şahane iki gün için ; ''Desteklerini esirgemeyen Bergama Tic. San. Odası ve yöneticilerine, .Söyleşileri ile bizlere fotoğrafın büyüsünü hissettiren fikirleriyle tecrübeleriyle bizlere yön veren fotoğrafın ustalarına , bu güzellikte heyecanımıza neşemize ortak olan tüm dostlarımıza ve emeği geçen basta Umut Abi (ESKİ) ve tüm yönetici ,il temsilcisi arkadaşlarıma gönülden teşekkür ederim.
Nicelerinde buluşup, daha birçok güzelliği paylaşabilmek ümidiyle.....
FDT
Kurucu-Bşk. Yrd. - Organizasyon
Emre Öncü
fdt@hotmail.com.tr
26 Nisan 2010 Pazartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
